Sokak çocuklarını sokak doğurmaz

 

 

Sokaklar; günün tamamını içerisinde geçirmediğimiz için bir nebze de olsa güvenli sandığımız ancak her türlü tehlikeye açık bir ortamdır. Bu tehlikelerden korunabilmek için
bizim sığınacak sıcak ve güvenli evlerimiz varken sokak çocukları buralarda yaşamaya mahkumdur.

Bu çocukların evleri; tenha sokaklar, çatıları; yıldızlarla süslenmiş gökyüzüdür. Kimi ailesinde zararlı alışkanlık ve şiddet olduğu için, kimi ise kötü de olsa kimsesi olmadığı için fiziksel ve ruhsal tüm tehlikelere açık sokaklarda kalıyorlar. Sokak çocuğu kavramı, “ne zaman oluştu?” “Sebepleri nelerdir” diye derinlemesine incelenmesi gereken bit konudur. Günümüzde sokak çocuğu sayısının ne olduğu da yine bir araştırma konusu olup sayısını sizlerin öğrenmesi gerektiğini düşünmekteyim. Şehir yaşantımızda het yerde denk gelebileceğimiz bu kardeşlerimizi; toplumun düşünceli bireyleri olarak onları tanımalı, tanıtmalı ve topluma tekrar kazandırmalıyız.

Sokak çocukları; Sevgisizlik, eğitimsizlik, terk edilme duygusu ve güvensizlik duygularından dolayı, gelecekten kaygılı ve ileriye dönük düşüncelerinde karamsardırlar. Bu sebeple; boş bir alanda yırtıcı bir kuşa yem olmayı bekleyen bir civciv gibi her türlü kötülüğe bizden daha çok yakınlardır. Dolayısıyla içinde bulundukları ortamda; şiddet, cinsel istismar, başkalarınca suç işlemeye zorlanma, yaralanma riski, kaçırılma ve öldürülmeyle karşı karşıyadırlar.

Bu çocuklar bizim geleceğimizdir. Kimi için yeşil ışık gibi bakılıp geçilen, kimi insan için de kırmızı ışık gibi görüldüğünde durulup üzerine düşünülen bir konu olsa da yeterli ilgiyi gösteremiyoruz. Neden ileride; tinerci, yankesici, terör örgütü üyesi veya potansiyel suçlu olmalarına göz yumulurken üst düzey bir yönetici, değerli bir anne veya baba olmaları sağlanmaz.

Biz; sıcak & rahat yataklarında binbir naz ile çocuklarımızı yatmaya/yatırmaya çalışırken, onlar bir kaldırım taşında zahmetsiz/zorunlu bir uykuya dalıyorlar. Biz; bir birinden lezzetli envai çeşit yemeklerden tatması için çocuğumuzu ikna etmeye çalıştığımız vakitlerde, onlar kendilerine verilmesini ne zamandan beri beklediği bir parça simit veya kuru ekmek parçasını iştahla yiyiyor. Kimse; “Kaldırımlar anne kucağından daha mı sıcak ki oralarda uyumaya çalışıyorlar?” diye sormuyor.

Bizi nimetlerle donattığı dünyada hergün rızıklandıran Allah’ın, bizlere emaneti olan bu bireylere sahip çıkmamız hem dini hem de çağdaş ve refah bir ülke standardını yakalamak için milli bir vazifemizdir. Sahip çıkma sadece, temiz elbiselerle ve temiz
tabaklar içinde yemek yeme değildir. Onlara asıl ihtiyaçları olan şeyi; güvenli ortamlarda sevgi ve merhamet altında yaşama olanağını vermeliyiz.

Bugünden itibaren gördüğümüz sokak çocuklarına sahip çıkma konusunda daha duyarlı olalım. Bugün gördüğümüz bir çocuk, kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde değil ailesiyle birlikte rahatlık içerisinde yaşayan bir çocuk gibi hak ettiği yerde yaşasın.