Misophonia kelimesi tam anlamıyla “sesten nefret etme”, düşük düzeyde sesten hoşlanma biçimidir. Birbirini tekrar eden, rahatsızlık verici sesleri kapsar. Bu ses kişiden kişiye değişiklik gösterebilir ve bu duyarlılık değişiklik gösterebilir. Yani bir süre çatalın tabağa değme sesine duyarlıyken sonraları ağız şapırtısından nefret edebilir. Bu hastalık aynı anda birden fazla sesten de rahatsızlık duymayla da olabilir. Ancak bu hastalıkta rahatsızlık duyulan belli başlı sesler vardır. Çevresindeki her sesten rahatsız olan hastalara ise Hiperakuzi tanısı konulmuştur.

misophoniaHiperakuzi hastaları duydukları her sesi sonuna kadar açılmış televizyon sesi gibi duymaktadırlar. Hiperakuzi  hastaların kulak hassasiyetiyle ilgili sıkıntısı(Kulakların dinamik aralığı’nın /dynamic range azalması) varken Misophonia hastaları sadece belirli seslerde psikolojikmen etkilenirler.

Genellikle yanlarında tırnak kesince, diş fırçalayınca, yemek yerken ağız şapırdatınca,  nefes alıp verince, konuşunca, sık sık hapşırma ve öksürme, yürüyünce çıkan ayak sesleri, sakız çiğneme gibi size sıradan gelen sesler misophonia’lıların rahatsız olduğu, zaman zaman çığrından çıkmasına sebep olan seslerdir.

Bu hastalık, kişilerde asosyalleşmeye yol açabilir. Bazen de bu rahatsızlıktan kaçmak için aynı davranışları taklşt etmek zorunda hissedebilir. Bu da zamanla kendinden soğumaya bile sebebiyet verebilir.

Hastalığın dünya çapında kaç kişide mevcut olduğu henüz bilinmiyor ancak genel nüfusun %4-5’inde görülen kulak çınlaması için doktora giden hasta sayısından çok bu şikayetle anketlere katılanların varlığı öne sürülmüştür.

Bakıldığında basit bir takıntıdan çok ciddi bir rahatsızlık olduğu anlaşılan misophonia sanıldığından daha sık rastlanılır hale gelmiştir. Kimi hastalarda bir şekilde karşısındakine belli etmeden geçiştirebilirken kimileri kontrolünü kaybeder ve ağır vakalarda istem dışı fiziksel şiddet gözlemlenebilir. Hastaların şikayetleri aç veya belli bir stres altındaysa artıyor.

Sesin kaynağı ile kişi arasındaki duygusal bağ, rahatsızlığın şiddetiyle doğru orantılı. Örneğin dışarıda yemek yerken yan masanızda oturan adamın ağız şapırtısını görmezden gelebilirken aile yemeğinde ağız şapırtısı duyduğunuzda herkesin tabaklarınızı alıp yere çalmamak için güçlükle kendinize hakim olmanız muhtemeldir.

Peki nasıl tedavi edilir? Bu hastalık tolumlarda genellikle şımarıklık belirtisi olarak görüldüğü için ciddiye alınmamıştır. Oysaki izlenen vakalarda şımarıklıkla alakası olmadığı anlaşılmıştır. Çok daha sıkıntılı sorunlar varken kimse bu hastalığa bir çözüm bulmak için ilgilenmemişltir. Bazı hastalar kendi tedavisini kendilerince bulduğunu belirtiyor. Mesela yemek yerken ağız şapırtısından rahatsız olan bir hasta, başkalarıyla yemek yerken kulaklık taktığını yada yemek yenilen ortamı terk ettiğini söylemiştir.

Hastalığın psikolojik olduğunu tekrar dile getiren Yaşam Koçu Nuray Taşıyan, Psikolojik Danışmanlık Merkezlerinde konu ile hastalıkla ilgili tedavilerinin olduğunu ve tüm hastalarını  Mithatpaşa Cad. No:1057/1 Güzelyalı/İZMİR  Peksimet Cafe arkasındaki adreslerine beklediklerini belirtti.

 

Muhammed Doğan