Çanakkalede ilahî yardım olağanüstü tabiat hadiseleri şeklinde de tezahür etmiş ve bunların çoğuna düşman askerleri de şahitlik etmiştir. Üç anzak askerinin (Feiçhardt, D. Nevnes, J.L. Newman) yemin ederek ve Anzak Sahra Birliğindeki diğer 19 arkadaşlarını da şahit göstererek anlattıkları Düşman yutan bulut hadisesi şu şekildedir: İngilizler harpte bir türlü istedikleri neticeyi alamayınca İngiltereden mütemadiyen takviye güç istemektedirler. Hamiltonun isteği üzerine hususî eğitim almış olan  Çanakkaleye sevk edilir. 267 kişilik bu birlik fazla bir mukavemetle de karşılaşmayınca stratejik konuma sahip olan Alçıtepeden bir önceki tepe olan 60. tepeye doğru rahat bir şekilde ilerler. Havada soluk renkli bulutlar vardır. Bu bulutlar saatte 6 veya 8 km. hızla esen rüzgara rağmen sabit bir şekilde durmaktadırlar. Bunlardan yaklaşık 250 m uzunluğunda 60ar metre eninde ve yüksekliğinde olan bir bulut 60. tepeyi kaplamıştır. Norfork Kraliyet alayının subayları ve askerleri bulutun içine girmeye başlarlar. Son asker de girince bulut yükünü almış bir uçak gibi havalanmaya başlar. Havadaki diğer soluk renkli bulutlarla birleşerek kuzeye yani Trakya tarafında doğru gider. Savaş sonrasında bu 267 kişilik alayın bir tek ferdine bile -ne ölüler arasında ne de esirler arasında- rastlanamamıştır. Askerlerin aileleri ve İngiliz hükümeti çok aramasına rağmen tek bir ferdi bile bulamamıştır.

Bulutla gelen bir diğer ilahi tecellî de şudur: Bayram namazını kılmak isteyen askerlerimize komutanları izin vermiyordu. Zira toplu halde namaz kılmak düşman için bulunmaz bir fırsat olurdu. Arefe günü hava açık olmasına rağmen bayram sabahı siperlerimizin üstüne bulutlar çökmüştü. O derece ki, düşmanın, askerlerimizi görebilmesine imkân yoktu. Bu vaziyete askerlerimiz çok sevinmişti. Artık bayram namazını kılabilirlerdi. Huşû içerisinde namazlarını kıldılar. Ardından vecd ile bayram tekbirlerini getirmeye başladılar. Hep bir ağızdan dalgalanan tekbirin sadası ta düşman siperlerinden duyuluyordu. İşte bu esnada düşman saflarında karışıklıklar baş gösterdi. Silah sesleri duyuldu. Meğer İngilizler, müslüman sömürge ülkelerden asker toplarken onları kandırmışlar, Sizin halifenizi Almanlar kaçırdı, halifenizi kurtarmak için Almanlarla savaşa gidiyoruz demişler. Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi gibi dalgalanan tekbirin sadasını duyan müslüman sömürgeler, kendileri gibi müslümanlarla savaştıklarını anlamışlar ve siperlerinde İngilizlere isyan etmişler. İngilizler ise bu askerlerin bir kısmını kurşuna dizmiş, bir kısmını da cephe gerisine sevk etmiş.

canakkale-savasinda-anzak-taburunu-yutan-bulut